Son 1 yılda Kıbrıs'taki gelişmeler
21-09-2011
İşte Kıbrıs Rum kesimi ile yaşanan gerginlikte son 1 yıldaki gelişmeler.
Kıbrıs Rum yönetimi ile İsrail arasında 17 Aralık 2010'da imzalanan ve
her iki ülkenin denizde münhasır ekonomik bölgelerinin (MEB) sınırlarını
belirleyen anlaşma Rum Bakanlar Kurulu tarafından 2 Şubat 2011
onaylandı.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın, 14 Mart'ta
İsrail'e yaptığı ziyarette, enerji konusu üst sıralarda yer aldı.
Ziyaret kapsamında, iki ülke arasında, İsrail doğalgazının AB'ye
Güney Kıbrıs üzerinden taşınması konusunu ele alacak bir çalışma grubu
kurulması kararının alındığı açıklandı.
Kıbrıs Rum yönetimi, sözde ''Münhasır Ekonomik Bölgesi''nde (MEB)
başlatacağını duyurduğu doğalgaz arama çalışmalarına Türkiye'nin
tepkisini, Ağustos ayında, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği'ne
(AB) şikayet etti.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, 14
Ağustos da, Rum tarafının Doğu Akdeniz'de hidrokarbon aramaları
konusunda ''Türkiye'nin herhangi bir şey yapmaya cesaret edemeyeceğini''
iddia etti.
-ESKİ RUM BAKAN UYARDI-
Rum yönetiminin 2003'de Mısır'la yaptığı anlaşmaya imza koyan,
Kıbrıs Rum yönetimi eski dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis de, Rum
yönetimine, sözde ''Münhasır Ekonomik Bölgesi'' (MEB) içerisinde petrol
ve doğalgaz arama çalışmalarıyla ilgili Türkiye'nin uyarılarını dikkate
alması çağrısı yaparak, ''Türkiye dediğini yapar'' dedi.
Petrolde Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunun altını çizerek, Rum
yönetimine Türkiye'nin müdahalesini önlemek için Kıbrıslı Türklerle bu
konuda uyuşmayı öneren Rolandis, Türkiye'nin uyarılarını ''kabadayılık''
olarak nitelemenin siyasi hata olduğunu vurgulayarak, bu yönde
açıklaması olan yeni Rum dışişleri bakanı Markulli'yi eleştirdi.
KKTC yönetimi, Rum yönetimini, petrol ve doğalgaz aramaları
konusunda sürekli uyararak, Kıbrıs müzakereleri devam ederken, bu
girişiminden vazgeçmeye çağırdı.
Rum yönetiminin, sözde MEB'de petrol ve doğalgaz aramasına 1 Ekim'de başlayacağını duyurması adadaki tansiyonu yükseltti.
-''ASKIYA ALMAZSAN BİZ DE YAPARIZ''-
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Özel Temsilcisi Kudret
Özersay, 17 Ağustosa'da yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının,
Kıbrıs'ın güneyinde doğalgaz arama-çıkarma faaliyetlerini askıya
almadığı takdirde, Kıbrıs Türk tarafının da anlaşmalar yaparak adanın
deniz alanlarında petrol ve doğalgaz aramaya başlayacağını bildirdi.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli, 26
Ağustos'da, Rum yönetiminin, sözde MEB'i içerisinde ayırıp ''Afrodit''
olarak isimlendirdiği 12. parselde, petrol ve doğalgaz sondaj
çalışmalarının iki haftaya kadar başlayacağını açıkladı.
-NOBLE DELEK İLE ANLAŞTI-
Rum yönetiminin 12. parselde imtiyaz haklarını verdiği, sondaj
çalışmalarını yapacak Amerikan Noble Energy şirketi de, İsrail'in Delek
adlı şirketi ile 25 Ağustos da anlaşma imzaladı.
Petrol konusu, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Kıbrıs Rum
yönetimi lideri Dimitris Hristofyas arasında devam eden ve Kıbrıs
sorununun çözümü öngören müzakerelerde de gündeme geldi.
Eroğlu, Rumlardan, yoğunlaştırılmış müzakereler sürerken petrol ve
doğalgaz aramanın ertelenmesini istedi ve bu gibi hareketlerin
görüşmelere menfi etki yapacağı uyarısına bulundu.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, 5 Eylül'de Kıbrıs Rum
yönetimini, Doğu Akdeniz'de tek taraflı olarak yürüttüğü petrol ve
doğalgaz arama çalışmaları konusunda, Türk tarafının yaptığı uyarı ve
çağrıları, geç olmadan ciddiyetle dikkate alması konusunda uyardı.
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, 9 Eylül'de Rum
basınına yansıyan açıklamasında, doğalgaz arama çalışmalarına tepkilerle
ilgili olarak, Rum Milli Muhafız Ordusu'nun (RMMO) ''teyakkuz halinde
ve hazırlıklı olması gerektiğini'' söyledi.
Eroğlu da Hristofyas'a 12 Eylül'de yanıt vererek, Kıbrıs Rum
yönetiminin, orduyu teyakkuza geçirerek bir şey yapamayacağını belirtti
ve Rum tarafına, müzakerelerin devam ettiği bir ortamda, bölgede
gerginliği artıracak petrol ve gaz arama çalışmalarını erteleme
çağrısını yineledi.
-ATALAY DA UYARDI-
14-17 Eylül'de KKTC'yi ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Beşir
Atalay da, Kıbrıs Rum tarafının Doğu Akdeniz'de doğalgaz ve petrol arama
girişimlerinin ekonomik değil, siyasi bir manevra olduğunu belirterek,
Kıbrıs Rum kesimini bu tür provokatif faaliyetlerden kaçınmaya çağırdı.
Atalay, Doğu Akdeniz'in kimsenin özel alanı olmadığını ifade
ederek, ''Türkiye burada çok ciddi tedbirler içerisinde; hem güvenliği
açısından hem de tabi buranın ekonomik alan olarak değerlendirilmesi
açısından'' dedi.
-KITA SAHANLIĞI SINIRLANDIRMA ANLAŞMASI YAPILMASI-
Dışişleri Bakanlığı, 15 Eylül'de, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin
Adanın güneyinde sondaj faaliyetlerine başlaması halinde Türkiye ile
KKTC arasında bir Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması yapılması
hususunda mutabakata varıldığını bildirdi.
KKTC Dışişleri Bakanlığı da, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında
Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması yapılması mutabakatının, Kıbrıs
Türk halkının ada ve çevresindeki tüm doğal kaynaklar üzerindeki eşit
haklarının korunması yönündeki kararlılığının göstergesi olduğunu
duyurdu.
Kıbrıs Rum yönetimi Dışişleri Bakanı Markulli, 16 Eylül'de,
uluslararası toplumun, Rum yönetiminin Doğu Akdeniz'de petrol ve
doğalgaz çıkarma yönündeki planlarını Türkiye'nin güçlü itirazlarına
karşın desteklediğini söyledi.
Markulli, Rum radyosuna yaptığı açıklamada, Rum yönetiminin konuyla
ilgili ''tatmin edici düzeyde siyasi destek'' aldığını belirterek, ABD
merkezli Noble Energy Inc. firmasına ait bir platformun petrol
araştırmasının yapılacağı bölgeye ulaştığını kaydetti.
-TPAO'YA DENİZDE PETROL ARAMA RUHSATI-
KKTC'de 16 Eylül'de yapılan toplantıda, Kıbrıs Rum yönetiminin
adanın güneyinde sondaj faaliyetlerine başlaması halinde Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti'nin Türkiye Cumhuriyeti ile Kıta Sahanlığını
Sınırlandırma Anlaşması yaparak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na
(TPAO) adanın etrafındaki deniz sahalarında arama ruhsatı vermesi
konusunda ilke mutabakatına varıldı.
KKTC ile Türkiye arasında petrol ve doğal gaz konusunda izlenecek
stratejiyi belirlemek için başlatılan çalışmalar çerçevesinde KKTC
hükümetinin daveti üzerine KKTC'ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin başkanlığındaki heyet,
16 Eylül'de KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun başkanlığındaki
heyet ile bir araya gelerek toplantı yaptı.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, 16 Eylül'de düzenlediği
basın toplantısında, Kıbrıs Rum yönetimini petrol ve doğal gaz
konusundaki girişimlerini durdurması konusunda bir kez daha uyararak,
''Bu adımlar durdurulmazsa bütün adımları kararlılıkla atacağız'' dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının, Rumların
petrol-doğalgaz arama konusundaki girişimleriyle ilgili Türk tarafının
hassasiyetini Avrupa Birliği'ne (AB) aktardı. Eroğlu, AB'nin
Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule ile 17 Eylül'de bir telefon
görüşmesi yaptı.
Eroğlu, 17 Eylül'de New York'a gitmek için KKTC'den ayrılırken,
Kıbrıs Rum yönetimini petrol ve doğalgaz arama girişimleri konusunda bir
kez daha uyararak, kararlarını müzakerelerin geleceği açısından bir kez
daha gözden geçirmelerini istedi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Egemen Bağış, 18 Eylül'de Kıbrıs
gazetesine verdiği demeçte, Kıbrıs Rum kesimini, İsrail'in Truva Atı'na
benzeterek, ''Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail için Truva atı görüntüsü
vermekten kaçınmalıdır'' dedi. Kıbrıs Rum kesimini ''Hata yapmayın''
diye uyaran Egemen Bağış, ''Kimseyi tehdit etmiyoruz, gerekeni
yapıyoruz'' dedi.
Sürekli tahrik edici açıklamalar yapan Rum Dışişleri Bakanı
Markulli, 18 Eylül'de, Türkiye'nin, Rumlar adına Doğu Akdeniz'de petrol
ve doğalgaz sondajı yapacak Noble Energy şirketinin sondaj platformunun,
sözde ''12. Parsel''deki sondaj noktasına ulaşmasına tepki
göstermediğini, bunun, ''son haftalardaki aslanlıklarının içi boş
olduğunun kanıtı olduğunu'' iddia etti.
Rum lider Hristofyas, Rum basınına 19 Eylül'de yansıyan, Londra'da
yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, Kıbrıs Rum yönetimini, ''hidrokarbon
yatakları saptama araştırmaları dolayısıyla protesto ve gerginlik
yaratma hakkı olmadığını'' iddia etti.
Rumların petrol ve doğalgaz arama girişimlerine yönelik Türkiye'nin
tepkilerine değinen Hristofyas, 'Türkiye'nin, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin
hidrokarbon yatakları saptama araştırmaları dolayısıyla protesto, daha
çok da tehdit etmek ve gerginlik yaratma hakkı yoktur'' iddiasında
bulundu.
Rum radyosu, 19 Eylül'de, Kıbrıs Rum yönetimi adına Doğu Akdeniz'de
petrol ve doğalgaz sondajı yapacak, Amerikan Noble Energy şirketinin,
Güney Kıbrıs açıklarında ''Afrodit'' ismiyle anılan 12. parselde sondaj
sürecine akşamdan başladığını duyurdu.
KKTC Başbakanı İrsen Küçük, 20 Eylül'de yaptığı açıklamada, Kıbrıs
Rum tarafının Kıbrıs adasının güneyinde doğalgaz ve petrol sondaj
faaliyetlerine başlamasının, adadaki çözüm şeklinin boyutunu
değiştireceğini belirterek, ''Hak ve menfaatlerimizi korumak adına her
türlü girişim ve direnci göstermekte kesin kararlıyız'' ifadesini
kullandı.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün de, Kıbrıs Türk tarafının,
Anavatan Türkiye ile önceden varılan mutabakat uyarınca adanın doğal
kaynakları üzerindeki eşit haklarını korumak amacıyla ivedilikle
öngörülen adımları atacağını bildirdi.
-DOĞALGAZ İLE ELEKTRİK-
Öte yandan, Kıbrıs Rum yönetimi, çıkarılacak olası doğal gazdan elektrik sağlamayı da düşünüyor.
Zira, Kıbrıs Rum yönetimi Şubat 2009'da Monchegorsk isimli Rum
bandıralı Rus gemisini İran'dan Suriye'ye cephane götürdüğü sırada
alıkoyarak, patlayıcı ve mühimmatı Rum Milli Muhafız Ordusu'na (RMMO)
deniz üssüne boşaltmış, bu mühimmat 11 Temmuz'da patlamıştı. Patlamada
13 kişi ölmüş, patlamayla bölgedeki ana elektrik sağlayıcısı Vasiliko
santrali de devre dışı kalmış, zaten zorda olan Rum ekonomisi büyük
darbe almıştı.
Rum yönetimi, ortaya çıkan elektrik açığını kapatmak için 16 Temmuz'dan bu yana KKTC'den elektrik alıyor.
-''AVRUPA'NIN ÖNÜMÜZDEKİ 100 YILLIK ENERJİ İHTİYACI...'' -
Rum Alithia gazetesi, 11 Temmuz'da RMMO deniz üssünde meydana gelen
patlamadan sonra tamamen tahrip olan Vasiliko elektrik santralindeki 4.
ve 5. ünitelerin, yakıt olarak doğalgaz kullanacak kombine devir
üniteler olduğunu; doğalgaz ile elektrik üretilmesi maksadıyla kurulan
bu ünitelerin her birinin 220 megavat gücünde olduğunu kaydetti.
Habere göre, 4. ünite 2008'de devreye konuldu, 5. ünitenin de 2012'de devreye konulması bekleniyor.
Gazete, ismini vermediği, Noble Energy şirketi üst düzey bir
yetkilisinin geçtiğimiz dönemde Rum tarafına gittiğini, ''Kıbrıs
doğalgazı'' ile ilgilenen çeşitli çevrelere, ''(Güney) Kıbrıs'a ait 12.
ve 3. parseldeki yataklar çok büyüktür'' dediğini yazdı.
Söz konusu yetkili, ''Bu iki Kıbrıs parselinde bulunan yataklar
Avrupa'nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek
ölçüdedir'' dedi.
Söz konusu yetkili, Rum yönetiminin doğalgaz konusunda gerekli
teknolojik bilgiye sahip olmadığını, doğalgazın çıkartılmasını bir
şirketin üstlenmesinin ve Rum yönetimiyle kar oranları konusunda ayrı
anlaşma yapmasının daha iyi olacağını belirterek, Rum yönetimi için
yılda 10 milyar avronun üzerinde gelirden söz etti.
Yorum Ekle
Üye girişi Yapmalısınız!
Yorumlar ( 0 )
Diğer Dünya Haberleri :
|
|