Esenler’deki evi misyonerlere karşı halkı
kışkırtmak gerekçesiyle aranan Zekeriya Beyaz, "14 buçuk saat oldu. Bu
süre içerisinde arama yaptılar. 2 bin sayfalık evraka da el koydular.
Konu misyonerlere karşı halkı kışkırtmak ve tahrik etmek şeklinde
özetlenebilecek bir amaç. Yani ben böyle bir suç işlemişim ve bunun
belgelerini arıyorlar. Doğrudur aslında. Neden doğrudur? Ben
misyonerlere karşı halkımızı, gençlerimizi ve çocuklarımızı sürekli
uyardım. Ama son 3-4 seneden beri böyle bir fırsat olmadı. Türkiye’de
çok sayıda ev kiliseler açıldı. Çocuklarımızın çoklarını, nicelerini
Hıristiyan yaptılar. Bunlara karşı duramadık. Bundan 5-6 yıl önceki o
yoldaki mücadelemizi de bu gün karşımıza suç olarak çıkartıyorlar. Ben
bunu anladım. Ama konu bundan ibaret değil. Tamam arasınlar. O yolda
bende sayısız belgeler vardır. ’İstediğiniz kadar alın dedim’" diye
konuştu.
TÜRK MÜSLÜMAN ÇOCUKLARINI MİSYONERLİĞE KARŞI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİM
Aramaları asıl nedeninin bu olmadığını belirten Beyaz, " Ben Said-i
Nursi ve Fetullah Gülen’in dini ve milli yönden çeşitli zararlı
yönlerini kitap halinde yazıyorum. Bunların belgelerini baktım
alıyorlar. ’Ama bunlar sizin konunuz değil’ dedim. ’Bunları da alırız’
dediler. Onları kopyalamaya başladılar. Ayrıca da seçim hilelerine
karşı önlemler alınması yönünde bir takım öneriler getirdim. Bir takım
yazılar yazmışım. O yazıları aldılar. Kısacası mevcut iktidarın sanki
himayesi şeklinde bir durum hissettim. Bu yüzden bir takım tartışmalar
oldu. Dolayısıyla uzamaya biraz da bu sebep oldu. Karşılıklı saygıyla
ayrıldık. Böylece tutuklama veya gözaltına alma şeklinde bir işlem
yapmadılar. Sonuç bundan sonra yargıda ne olur ne olmaz onu
bilemiyorum. Ama Türk Müslüman çocuklarını, ailelerini misyonerliğe
karşı korumaya devam edeceğim " dedi.
KİTABI YAYINLAYACAĞIZ
Beyaz, basın mensuplarının, "Yazdığınız kitap basım aşamasında
mıydı" sorusunu, " Henüz değil ama elimizde kaldı ise ve yahut da
yenileyeceğiz. Ama mutlaka da yayınlayacağız inşallah. Bilgisayarda ne
varsa aldılar. Bize de bir suret verdiklerini söylediler. Ama içinde
var mı yok mu onu açıp bakacağız. Ama birçok belgeleri aldılar" diye
yanıtladı.
TOPLUMDAN TECRİT EDİLDİK, ÖZGÜRLÜĞÜM YOK
"Bir süredir üzerinizde baskı hissediyor muydunuz?" sorusunu ise
Beyaz, "Bir süreden beri değil, ben yıllardan beri zaman zaman
söylüyorum. Benim telefon masrafım aylık 100-150 TL olurdu. Şimdi 25-30
TL ye düştü. Arayan soran yok. Korkuyorlar biz de takılırız diye.
Televizyonlar çağıramıyorlar korkuyorlar. Gazeteler yazı
yazdırmıyorlar. Dolayısıyla biz toplumdan tecrit edildik. Baskı
altındayız. Özgürlüğüm yok benim. Benim özgürlüğüm yazmakladır,
konuşmakladır, televizyonlardır, gazetelerdir, beyanatlardır. Bu millet
bana yüksek maaş veriyor emekli oldum. Yıllardan beri kitaplar
yazıyorum. Ama kitaplarıma ambargo koyuyorlar. Hiç bir dağıtıcı
almıyor. Baskı altında çünkü. Herkes korkuyor. Bu da onun bir
parçasıdır. Olabilir. Ama yalnız biz Allah’tan korkarız " diye
yanıtladı.
Zekeriya Beyaz, "Yazdığınız makalelerin ya da yaptığınız
araştırmaların Zirve Yayınevi’ndeki katliamla bir alakası olup
olmadığını sordular mı?" sorusunu, "Öyle bir şey sormadılar. Sadece
"misyonerlere karşı halkı kışkırtmak" diye bir ifade var arama
tutanağında " diye yanıtladı.
ALLAH, MİLLET VE VATAN YOLUNDA MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ
Umreye gideceği hatırlatılarak yurt dışına çıkış yasağı olup
olmadığı sorulan Beyaz, "Şu anda bir şey söylemediler. Aslında bugün
pasaportumu yenileyecektim, ama olmadı. Bakalım yarın ne getirir?" diye
konuştu.
Beyaz sözlerini şöyle sürdürdü: "Elin kolun olursa, dilin olursa
mücadeleye devam edebilirsin ama biz niyetimizi ortaya koymuşuz, hayat
devam ediyor. Biz Allah millet ve vatan yolunda mücadeleye devam
edeceğiz. Aslında biraz da rahatladım. Sanki İstiklal veya Çanakkale
savaşında askerden kaçan bir insanın psikolojisi içindeydim aylardan
yıllardan beridir. O psikoloji yırtıldı."