Gelin-kaynanalara öneriler
21-09-2011
Yüzyıllardır süregelen gelin-kaynana çatışmalarının önemli sebebi ön yargılar...
"Kayınvalide, hem yaşının verdiği tecrübeden hem de oğlan anası
olmasından dolayı gelininin kendi sözünü dinlemesini istemektedir. Gelin
ise bağımsız olmak, istediği gibi yaşamak..."
Yüzyıllardır süregelen ve zaman zaman esprilere konu olan gelin-kaynana
çatışmalarının önemli sebebinin ön yargılar olduğu, gelinin kaynanaya,
kaynananın geline karşı tutumununu peşin hükümlerin belirlediği ve
kafalarında taşıdıkları ön yargılara göre davrandıkları bildirildi.
Aile ve çocuk eğitimiyle ilgili çeşitli araştırmaları bulunan Marmara
Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet
Zeki Aydın, aile içi iletişimde gelin-kayınvalide ilişkilerinin önemli
bir yer tuttuğunu ifade etti.
Bu iletişimde de akla gelen ilk olarak çatışma ve kavgalar olduğunu
vurgulayan Aydın, "Bildiğimiz kadarıyla gelin-kaynana sürtüşmesi tarih
boyunca olduğu gibi günümüzde de sorun olmaya devam etmektedir.
Gelin-kaynana çatışmaları, türkülere, fıkralara, hikayelere, filmlere,
şakalara, manilere, atasözü ve deyimlere, özellikle de dedikodulara
malzeme olmuş konuların başında yer almıştır" dedi.
Evlilik kurumunu derinden yaralayan, boşanmalara kadar varan bu
çatışmaların sebeplerinin bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Aydın,
gelin-kayınvalide arasındaki çekişmelerin belli başlı sebeplerinin ön
yargılar, alınganlık, kişilik farklılıkları, gelin ve kaynananın haddini
aşması, başkasını yönetme isteği, kıskançlık, ruhsal hastalıklar,
bencillik, cahillik gibi konular olduğunu belirtti.
Gelin-kaynana çatışmalarının en önemli sebeplerinden birinin ön yargılar
olduğunu anlatan Prof. Dr. Aydın, "Maalesef gelinin kaynanaya,
kaynananın geline karşı tutumunu, peşin hükümler belirliyor ve
kafalarında taşıdıkları ön yargılara göre davranıyorlar. Bu da küçük bir
anlaşmazlığı kavgaya dönüştürüveriyor. Daha ortada hiçbir şey yokken
gelin kayınvalidesi; kayınvalide gelini için olumsuz düşüncelere sahip
olarak, adeta düşmanca bakış açışıyla işe başlıyorlar" diye konuştu.
Toplumda gelin ve kayınvalide denince bazı istisnalar dışında genellikle
bir çatışma; iktidar ve güç mücadelesi akla geldiğini söyleyen Prof.
Dr. Aydın, "Aynı kişiyi, yani oğlu ve kocasını seven iki kadın, sudan
sebeplerle anlaşamayarak hayatı önce kendilerine, sonra tüm aile
bireylerine zehir ederler. İnatlaşmalarla başlayan tartışmalar bir süre
sonra boşanmalara kadar gidebilmektedir" ifadelerini kullandı.
Gelin kaynana çatışmalarının bir sebebinin de alınganlık olduğunu
bildiren Prof. Dr. Aydın, "Çünkü aynı sözü annesinden duyan gelin ya da
aynı söz veya davranışı oğlu ve kızından gören kayınvalide, ’el
kızı’ndan ya da ’el oğlu’ndan duyduğu söze daha çok alınıyor. Oysa her
iki tarafın da aynı düşünceyle, aynı anlayış içinde olması birçok
tartışmaları engelleyebilir" dedi.
Toplumda kayınvalidenin gelinine baskın olma arzusu ve buna karşı
gelinin bağımsız olma isteğinin de gelin-kaynana çatışmasının önemli
nedenlerinden biri olduğunu aktaran Prof. Dr. Aydın, "Kayınvalide, hem
yaşının verdiği tecrübeden hem de oğlan anası olmasından dolayı
gelininin kendi sözünü dinlemesini istemektedir. Yeni evli gelin ise
bağımsız olmak, istediği gibi yaşamak, evinde rahat olmayı
arzulamaktadır. Sonuç doğal olarak birbirine soğuk davranmak olmaktadır"
diye konuştu.
Kayınvalidenin oğlunu kıskanması ve adeta gelini kendisine rakip gibi
görmesinin de gelin-kaynana çatışmasına yol açtığını dile getiren Prof.
Dr. Aydın, bazı kaynanaların evlenen oğlunu gelinine kaptırdığını,
yıllarca emek verip büyüttüğü evladını elinden kaçırdığını zannettiğini
ifade etti.
Her ne kadar gelin-kayınvalide kavgasında iki kişi var gibi görünse de
bu olumsuz tablodan etkilenenlerin sayısının bir hayli fazla olduğunu
bildiren Prof. Dr. Aydın, "Her şeyden önce gelin-kayınvalide
anlaşmazlıklarının merkezinde olan evlat/eş konumundaki erkek, annesi ve
eşi arasındaki kavgalardan olumsuz etkilenmekte, iki kişi arasında bir
tercih yapmak zorunda bırakılmaktadır. Kişiliklerinin tam oluşma
aşamasında olan çocuklar, evin içerisinde olumsuz tablolarla
karşılaşmakta, en çok ihtiyaç duydukları anda sevgi yerine kavgalara
şahit olmaktadırlar" dedi.
Gelin-kaynana çatışmasından kurtulmak için yapılması gerekenin tek şeyin
her iki tarafın birbirlerine karşı anlayış ve saygı çerçevesi
içerisinde yaklaşması, yani empati yapması olduğunu bildiren Prof. Dr.
Aydın, kavga etmek yerine birbirini anlamaya çalışmanın çatışma ve
çekişmelerin önüne geçeceğini söyledi.
Gelin ve kayınvalidelere iyi geçinme tavsiyeleri
Gelinin her şeyden önce bir gün kendisinin de yaşlanacağını düşünmesi
gerektiğini belirten Prof. Dr. Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kendisine ve kendi annesine nasıl davranılmasını istiyorsa eşinin
annesine de öyle davranmaya gayret etmelidir. Gelin, kayınvalidesine
kaynana gözüyle değil, sevdiği eşinin annesi olarak bakmalıdır. Şayet
kayınvalidesini memnun ederse eşini de memnun edeceğini, üzerse de eşini
üzeceğini bilmelidir. Aynı şekilde eşinin akrabalarına karşı iyi
davranmalıdır. Yaşlı olan kayınvalidenin, gençlere göre daha sabırsız,
daha tutucu olabileceğini dikkate alan gelin daha fedakar olmaya
çalışmalıdır. Bu arada onun tecrübe ve bilgilerinden yararlanmaya gayret
etmelidir. Arada küçük sorun olduğunda hemen kendi annesine aktarmak
yerine öncelikle kendi arasında çözmeye çalışmalıdır. Gelin tatlı dil,
güler yüzün gücünden yararlanmalı, kayınvalidesine ’anne’ demeli zaman
zaman onu takdir etmelidir. Zaman zaman kayınvalidesine akıl danışır,
görüşünü alırsa, hem onun tecrübesinden faydalanır, hem de onu memnun
etmiş olur."
Kayınvalidelere de gelinleriyle geçinmek için tavsiyelerde bulunan Prof.
Dr. Aydın, şunları kaydetti: "Kayınvalide her şeyden önce gelinini bir
yabancı ve bir düşman gibi görmemelidir. Kayınvalide, gelinine ’kızım’
der ve kızı gibi davranırsa, gelin de onu annesi gibi görecek ve ona
göre hareket edecektir. Kayınvalide büyüklüğünü bilmeli, gelinin
acemilik ve gençlik hatalarını büyütmemelidir. Özellikle de hatalarını
başkalarının yanında söyleyip gelini mahcup etmek çok yanlıştır.
Günümüzde biz istesek de, istemesek de görüşler, anlayışlar, adetler
hızla değişmektedir. Bu nedenle, kayınvalide bazı değişiklikleri
kabullenmeli ve sık sık ’bizim zamanımızda böyle değildi’ diye
inatlaşmamalıdır. Bazı kayınvalidelerin yaptığı gibi gelini kendi aile
ve akrabalarından uzaklaştırmak doğru değildir. Kayınvalide başkalarına
kendi gelinini kötülememeli ve başkalarının söz ve dedikodularından
etkilenerek gelinine eziyet etmemelidir. Çocuğun yanında annesi asla
kötülenmemeli ve küçük düşürülmemelidir."
Yorum Ekle
Üye girişi Yapmalısınız!
Yorumlar ( 0 )
Diğer Medya Haberleri :
|
|